İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında bir kez daha 1909 vurgusu yaptı, Abdülhamit tartışmalarını yanıtladı. Kendisi de bir tarihçi olan Meral Akşener, “Tarih yalan, yanlış, danışman notlarından öğrenilmez, dizilerden, çizgi romanlardan öğrenilmez. Sayın Erdoğan bu yüzden tarihi öğrenemiyor, çünkü kendisi okumayı hiç sevmiyor” dedi, tarihe Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi kişiler üzerinden bakmadıklarını söyledi. Tarihe değerler, sistemler, sonuçlar üzerinden baktıklarını ifade eden Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz o günün demokrasi rüzgarıyla ilgileniyoruz. Tekleşmeye, tek adamlığa giden her yolu azimle kesmiş olan milli iradeyle ilgileniyoruz. İstibdat bir olgudur. Tarihsel bir hakikattir. Sayın Erdoğan için istibdadın kendisi değil, kimin maruz kaldığı ve kimin uyguladığı daha önemli. İstibdat ya vardır, ya yoktur. İstibdada karşıysan söz Abdulhamid Han’a gelir. Siyaset tutarlılık ister ama sen ve ortakların bilmezseniz, hatırlamazsanız, unutursanız hem de üstüne çıkıp onlara ‘kanı bozuklar’ derseniz bu sadece tutarsızlık olmaz en hafif tabiriyle vefasızlık, vicdansızlık, terbiyesizlik olur.”

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Bağırma, gereğini yap! Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Bağırma, gereğini yap!

“TAZMANYA CANAVARI” VE “İSTİBDADIN ADAMI”

Kaybedeceğini anlayan Erdoğan'ın, çaresiz çırpınışlarını eğlenerek izlediklerini aktaran Meral Akşener, “Tazmanya canavarı edasıyla attığı, hamasi tiratlarını gülerek dinliyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki Çok az kaldı! Haddi kim bilecekmiş, hududu kim görecekmiş, milletimizin tokadını kim yiyecekmiş, hep birlikte şahit olacağız” dedi. Erdoğan’a “yenilgiyi şimdiden sindirmeye başlamasını” tavsiye eden Akşener, şöyle konuştu: “Çünkü sandıkta başına gelecek hazin sonu görmemize; İnan ki çok az kaldı! Artık nafile. Özgürlük, demokrasi diye geldin;1909'un intikamı peşine düştün. Kalkınma dedin, zenginlik dedin; 21'inci yüzyılın, Duyunu Umumiye'si oldun. Milletin adamı diye, milletin omuzlarında geldin; İstibdatın adamı olarak, milletin iradesiyle gidiyorsun. İşte o nedenle; Sen kendini parçalasan da, Bağıra bağıra nutuklar atsan da;Bizler, aynı bizden öncekiler gibi, istibdata, “dur” demeye devam edeceğiz. Yeter söz milletindir. diyeceğiz. ‘Kahrolsun İstibdat, Yaşasın Hürriyet!’ diyeceğiz. Adalet diyeceğiz. Müsavat diyeceğiz. Meşveret diyeceğiz. Uhuvvet diyeceğiz. Ve en sonunda, aynı dün olduğu gibi; bugün de biz kazanacağız, millet kazanacak. İstibdatçılar gidecek, Hürriyet kazanacak. Kötüler gidecek, İyiİler kazanacak! Kimse merak etmesin, çok az kaldı!”

NATO KRİZİNDE MİLLİ MENFAAT VURGUSU

Akşener, NATO'daki krizi geçmişten örneklerle yorumladı, "milli menfaat" vurgusu yaptı: “İsveç ve Finlandiya Rusya tehdidini ciddiye alıyor ve kendilerini korumak için NATO'ya üye olmak istiyorlarsa, kendilerini kullanan PKK’ya karşı gerekli tepkiyi göstermeli ve terör örgütünü topraklarından çıkarmalıdır. Bunu Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkeler de yapmalı. PKK’yı Avrupa’dan atmak ve AB’yi güçlendirmeye katkı sunacaktır. Bunu etkin bir diplomasiyle başarabiliriz. Sessiz bir diplomasi yürütmektir”.