EKONOMİ GÜNDEM HABER ANALİZ Veri Haberciliği

Döviz artışının kısa tarihi: 2001’den 2018’e istikrarın tek adresi

Dövizin son aylarda giderek hızlanan artış trendi her gün bir başka vesileyle devam ediyor. Son olarak özel sektörün yaklaşan dış borç ödemelerinin Türk Lirası üzerinde baskı oluşturması sonucu, dolar 6 Ağustos Pazartesi gece 5.42 seviyelerini gördü. TL’deki değer kaybı 8 ayda yüzde 37’yi buldu. Ekonomist Mustafa Sönmez, rejimin ekonomiyi yönetemediğini belirterek, “Türk Lirası’ndan kaçış devam ediyor. Dövize yöneliş sürüyor” dedi. Kara Çarşamba adıyla anılan 2001 krizinden bu yana, doların yükseliş gösterdiği zamanları ise sizin için derledik.

dokuz8Haber/Berna Yaman (@bernayamanim)

Dolar/TL kuru, yaşanan politik ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle artış eğilimini sürdürdü ve bu sabah tarihi 5.18 seviyesine yükseldi. Bu artışta özel sektörün Eylül ve Ekim aylarında yapacağı dış borç geri ödemelerinin Türk Lirası üzerinde oluşturduğu baskının etkili olduğu ifade ediliyor. Buna göre 51 milyar doları bankalar, 18.5 milyar doları reel sektöre olmak üzere toplam 69.5 milyar dolar tutarında olan borç ödemeleri nedeniyle döviz likiditesinde sıkışıklık oluşma riski bulunduğu belirtiliyor.

dokuz8HABER’e açıklamalarda bulunan Ekonomist Mustafa Sönmez, “Türk Lirası’nı cazip kılabilmek için TL’nin faizlerini yükseltmek gerekiyor. O da başka tür sorunlar yaratıyor. Dolayısıyla bir sıkışmışlık hali var. Rejim ekonomiyi yönetemiyor ve döviz fiyatları daha çok artma istikrarı gösteriyor” ifadelerini kullandı.

DOLARIN BİRKAÇ GÜNLÜK İNİŞ VE ÇIKIŞ SEYRİ

Dolar/TL kuru, geçen hafta boyunca Türkiye’de yaklaşık 2 yıldır tutuklu bulunan ABD’li rahip Andrew Brunson’ın davasındaki gelişmeler ile yükseliş göstermişti. Geçen hafta başında 4.86 TL seviyesinde bulunan dolar, Brunson’ın tutukluluğunun ev hapsine çevrilmesiyle 4.83 TL seviyesine düşmüştü. Ancak, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in “ABD Türkiye’ye Brunson serbest kalana kadar yaptırım uygulamaya hazır” açıklamasının ardından dolar tekrar 4.88 TL seviyesine yükseldi. Çarşamba akşamı açıklanan yaptırım kararının ardından ise doların 5 seviyesini aştığı görüldü.

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO “YAPTIRIMLAR CİDDİYETİMİZİ GÖSTERİYOR” DEDİ DOLAR 5.11’İ BULDU 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 3 Ağustos sabahı Adalet ve İçişleri Bakanlarına uygulanması kararlaştırılan yaptırımlar hakkında görüştü. Pompeo’nun görüşme sonrası “Yaptırımlar ciddiyetimizi gösteriyor” açıklaması, doları 5.11 seviyesine yükseltti.

ABD ve Türkiye arasındaki gerilim devam ederken açıklanan Temmuz ayı enflasyon verilerindeki artışın beklenenin altında olması doları bir süreliğine 5.08 TL’ye geriletti. TÜİK verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) temmuzda aylık bazda yüzde 0,55 artış göstererek, yıllık bazda yüzde 15,85 seviyesine ulaştı.

TEMMUZ AYININ DOLAR BİLANÇOSU

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinin ardından  %2 gerileme yaşayan dolar, haziran ayını 4.56 TL ile kapatmıştı. Ancak, son OHAL KHK’sinin yayınlanması ve yeni kabinenin açıklanması, Temmuz’un ilk haftasını 4.53 TL seviyesinde kapatan doları, 4.71 seviyesine çıkardı. Açıklanan kabinede, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanı olarak yer alması, dolara değer kazandıran etken olarak yorumlandı. İngiliz Financial Times, bu olayı “Erdoğan ekonomiyi aile meselesi haline getirdi” başlığıyla haber yapmıştı.

2 YIL SÜREN OHAL’İN ARDINDAN DOLAR/TL KURU

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 3.02 seviyesine yükselen dolar, darbe girişiminin ardından ilan edilen, 7 kez uzatılan ve 20 Temmuz 2018’de kaldırılan OHAL dönemi boyunca artış gösterdi. Türk Lirası, OHAL döneminde dolar karşısında yüzde 62 değer kaybetti.

OHAL döneminde 107 bin kişi kamudan ihraç edilirken, aktif büyüklüğü 47 milyar TL’ye ulaşan ve 49 bin kişinin çalıştığı toplam 1022 şirket ve ticari işletmeye kayyum atandı.

En yüksek seviyeyi seçim sürecinde gören dolar, 23 Mayıs’ta 4.92 seviyesini görmüştü. Merkez Bankası’nın müdahalesiyle 4.50 TL’ye düşürülen dolar, bu seviyede uzun süre kalmadı ve yükselmeye devam etti. Doların yükselişini korumasında etken olarak Japon yatırımcıların piyasadan çekilmesi, ardından doların yükselişi ile vatandaşın dolara yatırım yapması gösterildi.

Dolar, OHAL’in kaldırılmasıyla 4.84 seviyesinden 4.79’TL’ye düştü.

2001’DEN 2013’E DOLARIN SEYRİ 

“Kara Çarşamba” olarak anılan 2001 Krizi’nde 1 dolar, 1.3 milyon TL(bugün 1.43 TL) değerindeydi. Kriz sonrası iktidara gelen AKP hükümeti, 2004 yılında 6 sıfır atarak doları 1.36 seviyesine çekti. Türkiye’de tartışma yaratan olayların yaşandığı ve siyasi nabzın yükseldiği 2013 yılında da Türk Lirası değer kaybetti.

GEZİ EYLEMLERİNDE DOLAR 7 KURUŞ ARTINCA EYLEMLERİ SUÇLAYANLAR ŞİMDİ SESSİZ 

İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Gezi Parkı’na yeniden Topçu Kışlası yapılması projesine karşı, 28 Mayıs 2013’te başlayan Gezi Direnişi, Türkiye genelinde yayılarak hükümet karşıtı bir kimlik kazandı. Biri polis, sekiz kişinin yaşamını yitirdiği, 10 bine yakın yurttaşın yaralandığı eylemlerin ardından dolar 1.85 TL’den 1.92 seviyesine yükseldi. Aynı yılın sonunda gerçekleşen 17-25 Aralık operasyonları sonrasında ise dolar, 2.10 TL’ye yükseldi. Hükümete yakın medya kuruluşları bu artışı Gezi direnişinin ülkeye olumsuz etkisi olarak göstermeye çalıştı. Ancak aynı çevreler doların son 8 ayda yüzde 37 değer kazanmasını ve tek bir günde Gezi eylemleri günlerinde yaşanan artışın 6 katı artmış olmasını görmezden geldi.

YENİ HAMLE NE OLACAK?

Dolardaki güncel artışın ana sebebi olarak kabul edilen ‘Papaz Brunson’ krizi de çeşitli görüşmelerle devam ediyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 3 Ağustos sabahı Brunson krizi ile ilgili bir görüşme gerçekleştirdi. Reuters’ın haberine göre,  görüşmede “iki bakanın sorunların çözümü için çalışma iradesi gösterme konusunda mutabık kaldığı”öne sürüldü.

Brunson krizi devam ederken, özel sektörün dış borç ödemelerinin de baskısıyla dolar karşısında değer kaybetmeyi sürdüren Türk Lirası’nın kısa vadede değer kaybını sürdürüp sürdürmeyeceği ve olası değer kaybının nerede duracağı şuan için bilinmiyor.

MUSTAFA SÖNMEZ: ENFLASYON BELİRSİZLİK YARATIYOR

Ekonomist Mustafa Sönmez, Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybetmesinin etkenlerine ilişkin dokuz8HABER‘e açıklamalarda bulundu. Dövizdeki dalgalanmanın hem ekonomideki kırılganlıklardan hem de “tek adam” sisteminin ortaya çıkardığı güvensizlikten kaynaklandığını belirterek, “İç ve dış faktörlere güven vermemesinden kaynaklı ekonomide zaten çok ciddi bir dış borç stoku var” dedi. Sönmez, döndürülemeyen borçların olduğunu ifade ederek, bu durumun yeniden dış kaynak bulmayı gerektirdiğinin altını çizdi. Sönmez, dış kaynak sağlayacak ya da borç verecek dış yatırımcıların Türkiye’yi ekonomik ve siyasi olarak güvenli bulmadıklarını belirterek, “Ekonomik olarak yüksek bir enflasyon var. Bunun önü alınamıyor. Belirsizlik yaratıyor enflasyon. İkincisi yine enflasyondan kaynaklanan belirsizlikle beraber büyüme ivmesi düşüyor. Yanı sıra ülkeye dışarıdan doğrudan yatırım gelmiyor” şeklinde konuştu.

‘REJİM EKONOMİYİ YÖNETEMİYOR’

Türkiye’nin sıcak paraya mahkûm olduğunun altını çizen Sönmez, 24 Haziran sonrası geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin dış yatırımcılara güven vermediğini dile getirdi. Sönmez, dış yatırımcıların Türkiye’ye güvenmemesini ise şu sözlerle açıkladı: “Çünkü hiçbir işleyen sistemin olmaması, tek adama çok yetki tanınması, akraba ilişkileri ile bu işlerin götürülmesi ihtimali dış yatırımcıları ürkütüyor. Şimdi de ABD ile başlayan gerilim var. Dış politikada sürekli çatışma gibi bir profil yine yabancıları ürkütüyor.” Yabancıların gelmemesi durumunda dövizin fiyatının yükseldiğini belirten Sönmez, “Çünkü ihtiyaç fazla. Hem borçları çevirmek için hem de Türkiye’nin cari açığını finanse etmek için. Yılda 230 milyar dolar para bulmak gerekiyor. Şimdi bu para bulunamayınca eldeki dövize herkes hücum edince Türk Lirası yeterince değerli olmayınca dövizin fiyatı yükseliyor. Türk Lirası’ndan kaçış devam ediyor. Dövize yöneliş sürüyor. Türk Lirası’nı cazip kılabilmek için TL’nin faizlerini yükseltmek gerekiyor. O da başka tür sorunlar yaratıyor. Dolayısıyla bir sıkışmışlık hali var. Rejim ekonomiyi yönetemiyor ve döviz fiyatları daha çok artma istikrarı gösteriyor” ifadelerinde bulundu.

‘HERKES ÖNCE PARASINI DÜŞÜNÜYOR, ERDOĞAN’I DÜŞÜNMÜYOR’

Sönmez, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dövizlerinizi bozdurun” çağrısının boş bir yöntem olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: “Daha önce de iki defa çağrı yapmıştı. Cumhurbaşkanı istedi diye kimse parasını götürüp suya atmaz. İnsanlar neden dövize yöneliyorlar? Çünkü Türk Lirası’nda kalsalar TL’nin getirdiği faiz enflasyonla baş edemiyor. Enflasyona parasını ezdirmemek için enflasyon kadar para kazandıracak başka bir yatırım aracı arıyor. O da döviz. Dövize yatırırsa koruyabiliyor enflasyona karşı. Dolayısıyla bunun AKP’li olsun olmasın bütün cebinde üç kuruş, beş kuruş ya da milyonlar, milyarlar olanların aklı öyle işliyor. Herkes önce parasını düşünüyor, Erdoğan’ı düşünmüyor.”